Sorularla İslamX. KÜLTÜR VE MEDENİYET

Mübarek gün ve gecelerin kutlanmasının dindeki yeri nedir?

Cevap
İslam’a göre zaman Allah’ın kullarına bahşettiği en önemli nimetlerdendir. Zira boşa geçen bir zamanı geri getirme veya telafi etme imkânı yoktur. Bundan dolayıdır ki Müslüman, Allah’a karşı bu nimeti en uygun bir şekilde değerlendirmekle mükelleftir. Bu açıdan bakıldığında değerlendirilen her zaman dilimi mübarektir. Ancak Allah ve Rasûlü tarafından belirtilen bazı zaman dilimleri vardır ki, bunlar diğerlerine göre daha faziletlidir. Söz gelimi Kur’an’ın indirildiği ay olan Ramazan [440] ile bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi [441] böyledir. Kur’an’ın okunduğu fecr vakti meleklerin bile şahit olduğu [442] bereketli bir zaman dilimidir. İsrâ gecesi, Kur’an’ın zikrettiği mübarek bir gecedir. [443] İslam’da bazı mübarek zamanlar ise Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafından hadislerde ifade edilmiştir. Arefe günü en mübarek günlerden biridir. [444] Cuma gününde ise duaların reddedilmediği bir icabet saati vardır. [445] Yine bazı hadislerde geçtiği üzere Hz. Peygamber (s.a.s.), bazı mübarek gün ve gecelerin değerlendirilmesini tavsiye etmiştir. [446] Regâib, Beraat gecesi gibi geceler hakkında bazı zayıf, hatta uydurma rivayetler de söz konusudur. [447] Bazı âlimler dua, nafile ibadet, zikr, sadaka vb. çeşitli amellerin yapılmasına vesile olduğu için bu gecelerin faziletiyle ilgili zayıf rivayetlere ve bu gecelerin ihya edilmesine müsamaha göstermişlerdir. Böylesi gün ve gecelere ait özel bir namaz veya ibadet şeklinden bahsedilmemişse de teheccüd namazı, kaza namazı gibi bazı ibadetlerle değerlendirmekte bir sakınca yoktur. Aynı duygularla Müslümanların camileri doldurup ibadet etmeleri, tebrikleşmeleri vb. birlik ve beraberlik gibi hedeflerin gerçekleştirilmesine önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Dolayısıyla bu gecelerin her biri asr-ı saadette bulunmasa da, İslam kültüründe yer edinmiş ve asırlarca Müslümanların ilgisine mazhar olmuşlardır. O kadar ki bu gecelerde İslam coğrafyasının birçok yerinde çeşitli ikramlar yapılır, komşulara ve yoksullara dağıtılır. Bu gecelerde günahlar için tövbe edilmesi, dua edilmesi, Kur’an-ı Kerim okunması, kaza veya nafile namaz kılınması uygun görülmüştür. Bundan dolayı bu gecelerin geleneksel halk kültürüne dayalı folklorik kutlamalar olarak görülmesi ve söz konusu mirasın muhafaza edilmesi kültürel zenginlik açısından da ayrı bir önem arz etmektedir. Öte yandan bazı günlerde oruç tutmak müstehaptır. Zira Hz. Peygamber (s.a.s.); “Şaban ayının ortasında yani berat gecesinde ibadet ediniz, gündüz oruç tutunuz. Allah o gece güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve fecir doğana kadar, ‘Yok mu benden af isteyen onu affedeyim, yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim, yok mu bir musibete uğrayan ona afiyet vereyim, yok mu şöyle, yok mu böyle!’ der.” buyurmuştur. [448] Buna göre kandil gecelerini kutlamak, bidat-i hasene olarak değerlendirilebilir.